27 Eylül 2007

alem pinhani olmuş

[flashback ya da previously on pinhani] iki sene önce bu zamanlar, yani bugünün ‘son dönem pinhanicileri’ –muhtemelen- ismail yk ile dans ederek, gülben ergen ile ha ha ha gülüp, kenan ile festival gibi olduklarında biz birkaç kaçık, arkadaşlarımızın alaylarına maruz kalmak pahasına onlarla yatıp kalkıyorduk; “pinhani diyorum sana”

konser için geceyarıları gittiğimiz barlarda sözgelimi ‘vamp kadın nuriye alço’ların kokteylimize uyku ilacı karıştırıp bizi iğfal etme tehlikesini bile göze almıştık; “balans ve pinhani” [go to day]



artık bizim kasabada perşembe akşamları izlenen dizinin bitimi akabinde ve kavak yelleri hala eserken, rapidshare’den indirilen pinhani ilk albümü cd yazıcılarla çoğaltılıp ertesi gün işyerinde elden ele dağıtılıp; belediye otobüslerinde, beyaz şapkalı minibüslerde, şirket servislerinde çalan 10 telefondan 4’ü; gerçek ses için ghelebigel, polifonik ses için pbenial yaz 4343’e gönder, melodin cebine gelsin; “ben, jack’in kıskanç ruhuyum”.

serviste arka arkaya çalan emreaydın’ın ismini hatırlayamadığımız konulu pornosu ve dişiserdarortaçbengü’nün korkma kalbim’inden sonra bir de pinhani çalacak diye ödümüz kopuyor. öyle ki oray eğin, yeni cumhurbaşkanı’nı benimsemeyen kendine demokrat hürriyet yazarı bekir çoşkun havalarında “pinani’yi vavoş kızlavı dinliyov avtık, pinani benim gvubum devil” dese hak vereceğiz; “alem pinhani(ci) olmuş”.

bugünlerde, aylardır merakla beklediğimiz grubun ikinci albümünün heyecanından eser kalmadığı gibi, önümüzdeki dönem gitmeyi planladığımız pinhani konserlerini facebook’taki eventlarımıza eklemenin de bir anlamı yok. ama yine de pinhani dinleyerek melankolinin dibine vurduğumuz uykusuz geceler hatırına, fotomaç&fotospor gazetesinde konuşlanmış 60-70 yaşlarındaki ‘skor’ yazarlarının süper ligde takım çalıştıran kariyerli hocalara, alınan ilk kötü sonuç ardından “bana bak zico efendi, bana bak tigana efendi” diyerek ahkam kesmesi tarzında bir sesleniş&serzenişte bulunma hakkını kendimizde buluyoruz;

bana bak zeynep‘ciim(yazar burada hitabına zeynepciiğim diye başlayarak bu postun yaratacağı tartışmaların ilk başta doğuracağı nefret ve hemen akabinde gelişecek aşk ihtimallerine zemin hazırlamaya çalışıyor), bana bak sinan kardeşim lafım ikinizedir. malum televizyon dizisiyle tüm münasebetlerinizi kesip biz ‘içinden geleni söyle’mekle sorunu olanların duygularına tercüman olmanızı rica ve istirham ediyoruz.. ama bu the oc’nin karbon kopyası dizisinde şarkılarınızı söylemeye devam edecekseniz de isminizi “kavak yelleri” olarak değiştirmeniz -zahmet olsa da- zaruridir ve isabetli olacaktır. imza: bir dost.

7 yorum:

Ezgi dedi ki...

feys buk sende mi?

yazının geri kalanına katılıyorum.

ben nası büyük adam olucam?

nüriye alçolar, ha? ilahı, pek gülümsedim.

senay izne ayrildi dedi ki...

bi "sahip"lenme halleri, o da benimdi, siz yokken ben vardım, bana da hep olurdu.

sad-ece dedi ki...

dizi öyle gıcık ki!
Pinhani ticari maksatla böyle diziye müzik yapmış, belli!

Adsız dedi ki...

Editörün notu: OC karbon kopyası değil Dawson's Creek cc..

beautyisdead dedi ki...

Herkes gibi olmayan biri olarak, beğeninin herkes tarafından beğenilmeye başlanması, onbeş yaşında kızların ayy pinhanii çalıyoo demesi rahatsızlık verici.
Benim için bu durum, serdar ortaç dinleyen birinin, Enis Batur okuduğunu görüp çıldırmamla kısmen eşdeğer sayılabilir. Tanrılara bin şükür karşılaşmadım henüz.
Olmamış Pinhani. Napolyon'a fazla kaptırmışsınız.

.o.zlem dedi ki...

aslina bakarsaniz pinhani'nin yeni hallerinden ve diziden filan haberim yok. ama bir seyi herkes dinliyor diye vazgececek itici bulacak halimde yok. sadece saisirim. eskiden benim dinlediklerimi herkes dinlemiyordu, noluyor simdi diye. ama yine de guzel, yavas alistirmalarda serdar ortacci kulaklarinda sekillenmesi saglaniyor.
belki bir gun öyle kulak kalmaz.
-ütopik-

Adsız dedi ki...

Beni Al

bugünüm yarın olsa , ya da hep yeni baştan
yaşamak ne güzel olur hiç başlamamışsan
geriye ne kalırdı yaşananları atsan
seni bir daha yaşamak isterim aslında

beni al kucağına , elini belime sar
beni almadığın an üşürüm sabaha kadar
beni al kucağına , elimi beline sar
beni almadığın an ölürüm beni al

biraz önce uyurken seni koynuma aldım
dudağından öperken uykudan uyandım
sana böyle uzakken seni bir daha sevdim
yanına gelebilsem bir daha dönmezdim