19 Aralık 2007

cumhuriyet

“merkez'den kendini kurtaramayan adama?” “merkez'den disconnectus erectus'a?” “alo? alo beni duyuyor musun be adam?”

onları duyamam. -dışında değil- içinde yaşadığım dünyayla bağlantıları kestim. kimseyle konuşmuyor, gazete okumuyor, televizyon izlemiyor, radyo dinlemiyorum. dışarıda neler olup bittiğini bilmiyor, merak etmiyorum. yaptığım tek şey orada burada çalan şarkıların benimle ilgisi olduğunu düşündüğüm kısımlarına eşlik etmek. ve hep neden diye soruyorum? neden bu kadar ilgisiz, kopuk, bencil, şahsi, şahsi, şahsi, şahsi, şahsi, şahsi, şahsi.

ama dünyanın orta yerinde -neredeyse- inançsız, umutsuz, 6.647.654.324 dünyalıya karşı bir başına henüz kendi kişisel cumhuriyetimi ilan edememişken nasıl dünyayıkurtaranadam olmaya koyulabilirdim? ben dünyayıkurtaranadam değilim, önce kendimi kurtaracak, kendi cumhuriyetimi ilan edeceğim.

5 yorum:

birisi dedi ki...

aslında her çocuk kendi cumhuriyet'ini kurma gücüne sahip gibi geliyor bana.. küçük prens misali.. yetişkinlik bir cehennem olsa gerek.. yetişkinler de zebani..

belki de asıl soru kendi cumhuriyetini ilan ettikten sonra kimlere göz kırpacağın, kimleri davet edeceğin ve nasıl savaşacağın..

belki de yanılıyorum. ama her yol yalnız.

not: "cumhuriyet"i bilinçsizce tek tırnakla ayırmış olmam bir şeyi işaret etmekte acaba?

dünyayıkurtaramayanadam dedi ki...

tekkişilikcumhuriyet'imi ilan ettim ama belki de asıl soru senin sorduğundur; kim(ler)e göz kırpacağım, kim(ler)i davet edeceğim ve kimleri dışarıda bırakacağım. savaşma yöntemimin değişeceğini sanmıyorum; şimdiye kadar olduğu gibi şimdiden sonra da topla tüfekle, önceki zamanlardan kalma başkalarıyla olan hesaplarla yenibirilerinin karşısına çıkamam. fetih kansız olacak.

her yol yalnız -çok doğru- ama bu yalnız yol sonsuzluğa giden yolda yola paralel bir başka yalnız yol ile kesişecek -mi?- sevgili birisi ya da kısaca t.

birisi dedi ki...

"soru eki mi ayrı yazılır"dan öte "soru eki mi gizli ek olarak kullanılmaz" adlı uyarıyı kendime fırlattıktan sonra..

bu paralel ya da kesişen yollar için girilmiyor mu zaten bütün bu sıkıntılara? işte her yol yalnız, her cumhuriyet kurucusu için fazla ağır belki ama başka yalnızlar, başka kurucular gelir de bu ağırlık karşılıklı olarak hafifler diye umut etmeden duramıyor galiba insan.
sonra duruyor "ben bireyim, ben kendime yeterim" diyor. böyle hem romantik hem isyankâr bir garip böcek bu insan.. :)

anselmo dedi ki...

soru eki 'mi'yi isteyen bitişik isteyen ayrı yazsın, kızmam, buralar benim diye dayılanmam ve dahi dahi anlamındaki de'yi de nereye koyarsa koysun kime ne.

ve kim demişse o lafı halt etmiş; ister birey olsun ister kral kimse kendi kendine yetemez. ec'nin dediği gibi yalnızlık bile başka insanların varlığı bilindikçe anlam kazanıyor bir başınayken yalnız bile olamıyoruz ya başka söze gerek yok. yine ec der ki; bir kişi bile değilim yalnızlıktan.

kısaca yalnız ol ya da olma yürüdüğün bütün yollar 'birisi'ne çıkmak ister;)

sevgiler birisi.

birisi dedi ki...

:)