12 Aralık 2007

penne

17 yorum:

kişisel depresyon anları dedi ki...

makarna ısıttırabilecek kadar yaklaştıysanız ne mutlu...

EQ dedi ki...

nekadar vahim bir durum bu böyle..

bak, aman diyim ha. ilgi falan göstermiyorum, sadece yorum yazip gidicem ;)

enteldantel dedi ki...

hepimiz joel'iz.....:)

beautyisdead dedi ki...

kötü günler geçer...
ısıtılmış makarna kötüdür, yenisini yapayım diyor mu sen ondan haber ver?

İsimsiz dedi ki...

Yapma Joel aşk bu değil.. Sen de biliyorsun.. Kurumuş penne hiç değil.. Hani şöyle elleriniz yana yana, acemice, aceleyle, kıkır kıkır dumanı üstünde bir taze makarna pişirmeye çalışsanız tamam da.. Bu değil..

Ayrıca İsimsiz dedi ki...

Makarna da, aşk da, hayat da taze tadılmalı.. Bunlardan hiçbiri ısıtılmaya gelmiyor..

7.oda dedi ki...

her gün; ertesi gün kimi seveceğimi bilemiyorum..

Everfever dedi ki...

Isıtılmış bir makarnayı bile karşı cinse yakınlaşma bahanesi olarak kullanan birinden de çekinirim. Ama zeytinyağlı yaprak sarması yapsın, değil aşık samurayı olurum. Zeytinyağlı yaprak sarması gibisi var mı ya.

anselmo (u)mutsuzlar parkından dedi ki...

dünya çok ucuzladı artık değil mi everfever? kimi ısıtılmış bir makarnaya kaptırıyor kendini, kimi zeytinyağlı yaprak sarmasına;)

ama öğrendim ki ısıtılmış makarnanın hatırı bir, bilemedin en fazla iki hafta.

-belki de biri bana zeytinyağlı yaprak sarması yapana kadar beklemeliyim;)

Everfever dedi ki...

Mutluluğun resmini çiz deseler zeytinyağlı yaprak sarmasını çizmeye uğraşırım, beceremem. Yine de zeytinyağlı yaprak sarması mutlulukla eşdeğer birşeydir.

George Costanza'yı idolü olarak gören biri olarak "dünya ucuz olmayacağıdı da ne olacağıdı?" diye sorarım sana :D.

anselmo dedi ki...

everfever, bu yorumu yazdığında ya çok acıkmıştın ya çok acıkmıştın. ya da tüm bunların ötesinde çok acıkmıştın. daha başka ne diyebilirim bilmiyorum;)

3-4 sene önce elinde livaneli'nin mutluluk kitabını gördüğüm 1'ine "mutluluğu kitaplarda aramayalım" demiştim.

geçen gün bu kez aynı kitabın dvd'sini izleyecek birine dedim aynı şeyi; "mutluluğu filmlerde , kitaplarda aramayalım" diye. sana da benzer şeyi söyleyeceğim; her ne kadar kalbe giden yol mideden geçer deseler de mutluluk mutfakta da değil.

mutluluğu aramaktan vazgeçelim. ne olduğunu bilmiyoruz nasıl olsa.

george costanza; stadyumlardaki umumi tuvaletlerin kapılarının altındaki 30 santimetrelik açıklık hakkında yarım saat konuşabilecek biri benim de idolümdür;)

Everfever dedi ki...

Keramet makarnada, sarmada değil aslında, o gülümsemenin sıcaklığında.

kişisel depresyon anları dedi ki...

söz konusu mide ise makarnaymış, sarmaymış pek farketmemesi lazım kanımca :)

anselmo dedi ki...

makarna ısıtan kişi bu kez sahici makarna yaptı. yeminle lan. ama şimdi aramız biraz limoni gibi -hissediyorum-. bu durumu yorum sayısına bağlıyorum; 13. ve aradaki bağlantıyı koparıyorum; 14. şimdi kış kış cinler kış kış.

kişisel depresyon anları dedi ki...

bu gün de karnını doyurdun o makarna artık sana bir süre yeter ortalık limoniyse fazlasını bekleme bence :)

sena dedi ki...

sevgili joel, eğer makarna kıymalı makarnaysa ve yanına domatesli sos ya da mayonez teklif ediyorsa, bence o kadını kaçırma. evlen onunla.

Gurme dedi ki...

Allahım damak zevki denen şeyi neden her kuluna bahşetmedin!