10 Aralık 2007

somewhere in between


on beş yıl öncesinin 'ora'ları. okul çıkışı yanımızda 'dawa'mızla üzerinden seyrek araba geçen dönüş yolunun ortasında sırtımızı batmakta olan güneşe vermişiz yürüyoruz; gölgelerimiz boyumuzu bir hayli aşıyor.

birlikte yürüyoruz ama pek birlikte yürüyoruz sayılmaz. aramızda iki metrelik mesafe var ve çoğu zaman yolun sonuna kadar tek kelime etmiyoruz bile. oturduğu evin bir kaç sokak yakınına kadar ona bu şekilde eşlik edip, iyi akşamlar diledikten sonra bir kaç sokak yakınındaki evime gideceğim 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8,

9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 aradan geçen yıllardan sonra bugün üzerinde yürüdüğümüz yol sevda'nın o en saf hallerinden, o ilk-gençlik masumiyet yıllarından, yollarından artık -ve elbette- çok uzak.

hayal kırıklıkları, ihanetler, yalanlar, yenilgiler, -çok çok isteyip de elde edemeyinceki- inançsızlık, egomuz ve libidomuz -belki başarısız bir kopyası olmaktan kurtulamadığımız don juan kişiliğiyle birlikte- yeni yol arkadaşlarımız olsa da

saf, idealist, don quijote ruhu bir gün küllerinden yeniden doğmak için derinlerde bir yerlerde bekliyor -mu?-

3 yorum:

tuğba dedi ki...

o ruh öldü bence .allah rahmet eylesin.

jayryan dedi ki...

bu kafa ayar çizgisi. çizgi düzleşmiş. oyunu oynayabiliriz.

Banu dedi ki...

hiçbirinin öldüğü yok. sadece her gün karakterler çoğalıyor içte. sonra da aynı yerde anlaşamayıp yeni saçmalıklara sebep oluyorlar.