21 Şubat 2007

mazi kalbimde bir yaradır


ne zaman sinemaya uyarlanmış bir kitabın filmi vizyona düşse, izlesem veya kritiğini, haberlerini okusam, bir kaç sene öncesinin istanbul'unda öğle araları yemek, çay-kahve molaları için gittiğimiz güneşli, ağaçlı, bahçeli mekanlardan birinde geyik olsun diye söylediği şu soruyu hatırlarım;

sinemaya uyarlanmış bir kitabın önce kendisini mi okumak yoksa filmini mi izlemek gerekir?

forrest gump hakkında konuşuyorduk ve birden bu komik ama mantıklı soruyu sormuştu. bir süre tartışmamıza rağmen doğru cevap konusunda bir kanıya varamamıştık.

geçen gün o filmlerden birini izledim; yine onu hatırladım, yine o günleri, oraları.

o günlerin bir daha geri gelmeyeceğini bilmek kötü hissettiriyor.

17 yorum:

ironic dedi ki...

bahtım saçlarımdan karadır..
burası neresi? maltepeye falan benziyo (sanki çok bilirim ya maltepeyi :) )

ironic dedi ki...

ya bide benim böyle başlıklı bi postum vardı diyecem,hep aynı başlıkları atıyoruz anselmo bey :)

7.oda dedi ki...

önce filmi izlemeli.. sonra kitap gelmeli.. ki ayrıntılar sonradan girsin içimize..

anselmo dedi ki...

neresi olduğunu söylemeyeceğim ama bu konudaki tahminlere açığız. hatta şöyle yapalım: neresi olduğunu bilen ilk kişiye bir kişilik sinema davetiyesi gönderelim. istanbul'u ne kadar bildiğinizi kanıtlayın(doğru cevap gelene kadar bu postun yorumlarını moderasyona kapatıyorum).

esas olan film değil kitap olduğu için ben öncelikle kitabın okunmasından yanayım. bazen tek bir kitabın onlarca uyarlaması olabilir. tabi bu da ayrı bir tartışma konusudur.

senaaaaa dedi ki...

cevap veriyorum; altunizade (tamamen salladım, evet)

ironic dedi ki...

numbers a olabilir biletim :)))
kavacık burası ,yani ben burayı biliyorum dedim sabah iyice bakınca aklıma geldi .)

anselmo dedi ki...

doğru cevap geldiğine göre bu minik yarışmayı daha fazla uzatmanın anlamı yok.

yaklaştınız sayın pasin ama altunizade değildi. oradan beylerbeyi'ne çıkacak ve sahil boyunca devam edip köprü altından kavacık'a varacaktınız. bir dahaki sefere tekrar deneyin, daha çok sallayıp şansınızı artırabilirsiniz;9

tebrikler ironic. ikinci denemenizde de olsa doğru cevabı verip sinema davetiyesi promosyonlu ilk yarışmamızın galibi oldunuz.

numbers derken jim carrey'in the number 23'ünü kastettiniz galiba. eternal sunshine'daki oyunculuğuna rağmen komik adam jim carrey'i korku filminde izlemek tuhaf bir deneyim olabilir.

anselmo dedi ki...

bu arada iletişim bilgilerinizi profilimdeki mail adresine gönderirseniz davetiyenizi kargo ile adresinize veya elden almanız için kargo şubesine gönderebilirim.

Ezgi dedi ki...

Kitabın arka kapağını film arasında okuyunuz, yeter.

Benim dilimin ucundaydı, tam Kavacık dicektim. Davetiyrmi rica ediim bi zahmet.

anselmo dedi ki...

mızıkçı ezgi, oyunbozanlık yapıyorsun. bu şekilde davranarak davetiye kazanamazsın(ama bunca yıllık alternatif-istanbul'un salaş mekanlarının arkadaşlığı hatırına önümüzdeki ay -çünkü mart kontenjanımız dolmuştur- sizcağızı ağırlayabiliriz).

locker dedi ki...

Kitabla birebir sadık gitmişse ve kitap da önceden okunmuşsa vallahi tadından yenmiyor o film, Koku filmi buna süper bir örnektir. Şimdi aklımda en taze o olduğu için böyle bir örnekleme yapayım dedim. Ama bunun dışında kitaba birebir sadık kalmamış filmler de bazen hüsran yaratabiliyor, buna da taze bi örnek gelmedi aklıma, gelince yazarım artık.

anselmo dedi ki...

iyi bir uyarlama kitaba ne denli sadık kaldığıyla alakalı olabilir. kitabını da okuduğum uyarlamalar arasında iyi bulduklarımı guguk kuşu, forrest gump ve fight club olarak sıralayabilirim.

burada da tüm zamanların en iyi 50 uyarlaması gibi bir liste var ilgilenenler için.

hüsran yaratanlar arasında taze bir örnek ben de hatırlayamadım run. belki yıllar önce izlediğim bir frankenstein uyarlaması olabilir.

bir the top 50 worst film adaptations list varsa bakıp hatırlamaya çalışabiliriz.

harabat dedi ki...

Efendim bazı filmlerin arka kapağındaki yazıları yazanlar, bu sorunsaldan çok uzaktırlar. çünkü yazılanlar ne kitapla ne de filmle uzaktan yakından alakalı olmayabiliyor. Ya filmle alakalı bi yazı yazın, yok filmden önce kapak hazırlandıysa yazılana göre bir film çekin be kardeşim.

Dimple Rock dedi ki...

önce film gelsin snra ktap. Ktap hayal gcünüzle canlanıo. Kafanzda muhtemelen, ktaptaknden bi hayli frklı canlanacak. Ben akıl oyunlarını önce okudum snra izledm msela. Okuduklarımla hayalmde canlandrdgm gbi değildi flmde. braz hayal krklığı oldu.

BENİM ADIM HÜZÜN dedi ki...

Kitap iyi hamurdur, film ise o hamura verilmiş şekil.. Lezzetli birşey yiyorsanız şekli de çok dert değildir sanki... (ya da dert midir?)

Ben daha ziyade kitapları tercih ederim.. Ve mümkün mertebe kitabın okunmasını salık veririm..

Ve fakat;

"Mutluluk" ilk defa filmin kitaptan iyi olduğu bir örnektir bence..

Axess kızının Altın Portakal almasını ya da Altın Portakal alan birinin Axess kızı olmasını ise çarpık düzene bağlıyorum.. Bu ayrı bir blog konusu olsun...

anselmo dedi ki...

mutluluğu kitaplarda, filmlerde aramayın

kibritçikız dedi ki...

nerdeki?